Bir Bali Klasiği: Jimbaran Restoranlarında Akşam Yemeği

Jimbaran Sunset

Uzakdoğu mutfakları benim için her zaman çok sevilesi olmuştur. Ne yalan söyleyim, uzakdoğuyu benim için en güzel seyahat güzergahlarından birisi yapan da yemeklerinin afiyet şeker olmasıdır. Çin, Vietnam, ama özellikle ve özellikle de Tayland yemeklerinin midemde özel bir yeri bulunur.

Endonezya ise, Uzakdoğu mutfağını seven kişinin giderken beklenti düzeyini çok yüksek tutmaması gereken bir ülke. Tabi ki Endonezya binlerce adaya dağılmış, üzerinde dünyanın en kalabalık nüfuslarından biri olan, çok büyük bir ülke. Dolayısıyla ülkenin farklı bölgelerinde farklı yemek kültürlerinin olması normal. Benim deneyimim bu geniş adalar ülkesinin tek bir adasında, Bali’de geçmektedir.

Jimbaran Kumsalı
Jimbaran Kumsalında Günbatımı

Bali’ye giden her gezginin ve turistin atlamadan geçmediği faaliyetlerden birinden söz açalım: Jimbaran’da, güneşin batışına karşı, kumsalda yemek keyfi. Jimbaran, Bali’nin turistik merkezi sayılan Kuta’nın 10 km, Uluslararası Bali Denpasar Havalimanı’nın ise yaklaşık 5-6 km güneyinde kalan, adanın en ünlü kumsallarından biri. Kilometrelerce uzunlukta, bembeyaz ve çok geniş bir kumsal bu. 1980’lere kadar küçük bir balıkçı köyünden başka birşey bulunmayan bu kumsal, o tarihten sonra Bali’ye doğru başlayan turizm akımının etkisiyle değişmiş ve etrafındaki irili ufaklı pek çok otel ve restoran ile adanın önemli turistik noktalarından biri haline gelmiş. Kumsalın neredeyse tamamı, yan yana sıralanmış açık hava restoranları ile dolu. Havaalanı da görünür mesafede olduğundan Bali’ye inip kalkan uçakları da izleyebileceğiniz adanın Batı kıyısındaki Jimbaran’da, güneşin okyanus üzerinde batışını izlemek de çok güzel bir deneyim.

Bali’ye gitmişken bu deneyimi ıskalamak olmazdı. Adanın güney ucundaki Uluwatu tapınağı ve etrafındaki kumsallara yaptığımız bir günlük gezinin ardından Kuta’ya dönüşte, şöförüm Madi’ye Jimbaran’da bir yemek yememizi önerdim. Jimbaran’a vardığımızda tam da güneş batmaya yakın bir saatti. Hem böylece bir adeti yerine getirecek olmanın haklı gururu, hem de tüm gün motorsiklet sırtında kumsal kumsal gezmiş olmanın verdiği yorgunluk ve açlık ile Jimbaran’a girdik.

Jukung Cafe Jimbaran
Jukung Cafe – Jimbaran

Madi’nin tavsiyesine uyarak kumsalın en ucundaki (kuzey ucunda) Cafe Jukung restoranına gitmeyi uygun bulduk ve kumsaldaki masalardan birine kurulduk. Manzara gerçekten harika. Güneş alçaldıkça da giderek güzelleşiyor. Buradaki restoranlarda menü falan olmazmış. Restoranın girişinde bir balık tezgahı var. Ordan artık ne yemek istiyorsanız seçip tarttırıyorsunuz. Midyeden kalamara, balıktan istakoz ve pavuryaya, çok çeşitli deniz ürünleri arasından bir seçim yapabilmek doğrusu pek kolay değil. Ben okyanus balıklarını çok lezzetli bulmadığımdan (bunu bir önceki Tayland gezimde deneyimlemiştim), midye, kalamar ve pavurya çeşitlerinden oluşan bir seçim yaptım. Sos isteyip istemediğimi sordular. Bu acılı özel bir Endonezya sosuymuş. Yanlış anlamadıysam Sambal Ulek adı verilen, Bali’de Satay da dahil her türlü ızgara yemeğe katılan o hafif tatlı, lezzetli, ama çok acı olmayan bir sos bu. Ona da OK dedik.

Jimbaran Restoran Yemek Seçimi
Yemek Seçimi!

Bali’de geçirdiğim bir haftada sadece iki yerde Türklerle karşılaştım. Biri ilginç bir şekilde aktif bir yanardağın tepesiydi. Biri de burasıydı. İki masa ötemde kalabalık bir Türk ailesinin gürültülü Türkçe sohbetleri eşliğinde güneşin batışını, yabancı bir güneşin yabancı bir okyanus üzerinde batışını izler gibi değil de, biraz İzmir Körfezi akşamını izler gibi izledim dolayısıyla. Yine de o hafif okyanus esintisi, etrafımı saran güzel manzara, havadaki o kızıl hafiflik ve sakinlik gerçekten çok güzeldi. Hele ki katedilen upuzun yol ve yüzlerce yabancı imge ile karşılaşmalı geçen yorucu bir günün ardından.

Endonezya Fıstığı
Endonezya Fıstığı

Izgara deniz ürünleri tabağım geldiğinde ben önden götürdüğüm biralar ve fıstıklarla zaten doymak üzereydim. (Bali’de çok güzel ve lezzetli bir fıstık çeşidi var ve bunu yemeklerden önce her zaman getiriyorlar) Bekleme süresi yaklaşık 30-40 dk’yı bulabiliyor. Yemek geldiğinde güneş çoktan batmıştı. Masayı aydınlatan yağ kandillerinin loş ışığı ve güzel kokusu eşliğinde yemeğe yumulduk.

Jimbaran Günbatımı
Jimbaran Günbatımı

Birbirinden farklı özellikteki midye, kalamar ve yengeçin hepsi aynı süre pişmiş gibiydi. Bu ilginç geldi. Çünkü örneğin zaten küçük olan yengeç çok kurumuştu ve yenecek neredeyse hiçbirşeyi kalmamıştı. Çok büyük olan bu Okyanus kumu midyeleri ise çok az pişmişlerdi ve sosa rağmen tatsızdılar. Bu midyelerin tadı daha çok Avrupa’da çiğ yenilen istiridyelerin tadını andırıyordu. (O da bana çok uyan bir tat değil) Tabakta az da olsa severek yiyebildiğim tek ürün kalamar oldu. Ancak sos çok hafifti ve ızgaranın kalamar üzerinde bıraktığı acılığı dağıtmaya yetmiyordu. Ekstra sos takviyesi ile onu götürebilmek mümkün olduysa da, midyeler ve kurumuş yengeç için yapılabilecek pek fazla birşey yoktu.

Bali Jimbaran'da Yemek

Hesap Türk lirası ile 80TL’ye yakın geldi. Bu Endonezya veya Uzakdoğu standartlarında yüksek görünebilir. Ancak Bali standartlarında ancak ortalama üstü olarak değerlendirebiliriz. Zira Bali çok ucuz bir yer değil. Tattığımız yemekler de çok güzel olmamasına rağmen, yine de iyi bir akşam yemeği deneyimi olduğunu söyleyebilirim. Bali’nin genel problemi çok turistik olması. Bu, servis edilen yemeklerin kalitesini olumsuz etkiliyor. Ama örneğin Ubud veya adanın doğusu veya kuzeyindeki daha sakin yerlere giderseniz, nıspeten daha lezzetli yemekler bulabilme şansınız daha yüksek. Yine de manzarası ve ambiyansı ile, Jimbaran kumsalındaki akşam yemeği, hatırada güzel duran Bali deneyimlerinden bir tanesi.

Jimbaran Sunset

Izgara Midye, Yengeç, Kalamar @Cafe Jukung, Jimbaran, Bali, Endonezya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir