Nusr-Et Steakhouse: Et, Daha Çok Et!

Nusr-et Setakhouse Kafes

Eğer olaylar farklı türde gelişseydi Goethe ruhunu Nusr-Et Steakhouse’da teslim edebilir, son sözleri de yukarıdaki biçimde olabilirdi. Neyse ki adamcağız bildiği şekilde ölmüş de kitaplarının hiçbirini okumamış biz Türklerin bile aklında en azından son sözleri ile kalmayı başarmış. Bu kadar ilkokul seviyesi Goethe bilgisinin ardından konuya giriyoruz.

Bir akşam ofiste otururken telefonum acı acı çaldı. Arayan patrondu. Şirketteki yabancı misafirlerimizi götürmek için süper bir yer bulduğunu, gelmek isteyip istemediğimi sordu. Neresi dedim, Nusr-Et dedi. Nerede dedim, Etiler dedi.

Ne yalan söyleyim çok et seven bir insan değilim, benim için olsa da olur, olmasa da. “Etiler” kelimesi de bünyemdeki “ciks” karşıtı antikorları harekete geçiriyor. Ama Etiler sonuçta eve yakın bir muhit, tamam dedim GELECEĞİM. İçimden en iyi olasılıkla daha önce gittiğim Etiler Günaydın gibi bir yer olur, yemeği boşver o zaman, bahçede içki içer sohbet ederiz diye düşünmüştüm. (Kabul etmemin bir sebebi de şu: o haftasonu motorsikleti satacaktım, satmadan son kez bir bineyim)

Motorsikletle artist gibi olay yerine vardığımda Nusr-Et’in vaktiyle Paul’un olduğunu sandığım noktada yükselmekte olduğunu gördüm. (Uzun zamandır Etiler’e gitmedim de) Yani bahçesi mahçesi olmayan, çift katlı kapalı bir yapı. Tüh dedim. Yakından geldiğim için ilk gelen bendim, masamız hazır değildi. Rezervasyon saati de geçmiş olmasına rağmen bir türlü o masa hazır olmuyordu. Bizim ekip teker teker geldi, kapının önünde hatırı sayılır bir kalabalık oluşturduk. Bizim gibi bekleyen bir sürü insan daha var. En sonunda (artık yarım saat mi kırk dakika mı ne) lütfedip bizi içeri aldılar. Sanırsın ki boğazda kulübe gidiyoruz!

Nusr-et Setakhouse Kafes

Yuvarlak bir masaya oturmamıza müteakip sorgusuz sualsiz bir takım sunumlar başladı. Herşey ortaya geliyor, tabağa servis diye birşey yok. Ortaya bolca et ve kızarmış patates getirip bırakıyor, bir de şarap servisinizi yapıyor garsonlar. Ekmek de yok. İlk gelen bir şaşlık yığını. Yanımda Edirneli bir arkadaşım var. Şaşlıklara şöyle bir baktı, hımm dedi bunlar pişmemiş. “Ben az pişmiş et yemem. Et dediğin iyi kızaracak” Tamam abi dedim, ama dur bi deneyelim önce istersen. Aaa o da ne, yiyoruz, ağzımızda çiçekler açıyor. Sen misin ben az pişmiş yemem diyen, bir baktım arkadaşım kanlı kanlı etleri höp höp götürmeye başladı. Benim zaten etin ne kadar pişmesi gerektiği ile ilgili hazırda bir tezim yoktu, ben zaten götürüyorum. Ama açıkçası çok et sevmeyen biriyken az pişmiş et yiyebileceğime ve bundan keyif alabileceğime hiç ihtimal vermezdim.

Şaşlık gidiyor, spaghetti geliyor. Spaghetti ince ince kıyılmış, şaşlığa göre daha da kanlı. Ama birşey söyleyim, daha lezzetli. Bunu yerken kendimizden geçiyoruz, hissediyorum masadaki muhabbet bile komaya girdi şu an. Herkes yemeğe gömülmüş durumda. Yemeğin tadı miktarın ötesine geçince bir servis daha söyleniyor, bir ikinci yığını da öyle götürüyoruz.

Onun ardından lokum geliyor. Lokum, lokum gibi. Şekil itibarıyla en az pişmiş olanı bu, dolayısıyla en kanlı olanı da. Bunda artık biraz doymaya yakınız ama yine de gözü dönmüş vahşiler gibi bunu da götürüyoruz. Onun ardından da kaburga geliyor (Kafes) Kafesin kesimini bizzat mekanın sahibi Nusret yapıyor. Nusret Günaydın’ın yanında 14 yıl çalıştıktan sonra kendi mekanını Doğuş Grubu’nun ortaklığı ile açmış. Yani arkası sağlam. Etleri de öyle.

Nusr-Et Steakhouse Etiler hiç aklımda yokken bana et yemeyi sevdiren bir mekan oldu. Şimdiye kadar hiç bu kadar lezzetli etler yediğimi hatırlamıyorum. Evet tamam, rezervasyon sistemi berbat, fiyatları abartılı. Ama önümde yeni bir olasılıklar dünyasını açtığı için (et yiyip zevk alma olasılığı) en az bir kez gidip burada yemenizi, diğer et lokantalarını ve et yemeklerini bu deneyimin ışığında düşünmenizi tavsiye ederim. Son sözüm anneme: Anneciğim, bana verdiğin öğüdü sonunda tuttum, ekmeksiz yedim ve bu sefer oldu.

Serpme, Şaşlık, Spaghetti, Lokum, Kafes @Nusr-Et Steakhouse, Etiler, İstanbul

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir